Araştırma Makalesi
PDF Mendeley EndNote BibTex Kaynak Göster

İyi Kavramının Tanımı Yapılabilir mi? J. S. Mill’in Kanıtlaması ve G. E. Moore’un Doğalcı Yanılgı Eleştirisi

Yıl 2017, Cilt 21, Sayı 2, 1139 - 1160, 15.12.2017
https://doi.org/10.18505/cuid.347177

Öz

Öz: Faydacılığın en önemli düşünürlerinden olan John Stuart Mill, etik teorisinin temelini oluşturan fayda ilkesi için Utilitarianism adlı eserinde bir kanıtlama ileri sürmüştür. Birçok düşünür bu kanıtlamayı çeşitli açılardan problemli bulmuştur. Bu düşünürlerden biri de George Edward Moore’dur. Moore, söz konusu kanıtlamada Mill’in doğalcı yanılgı hatasına düştüğünü ileri sürmüştür. Doğalcı yanılgı eleştirisi, iyi kavramının tanımının yapılamayacağı iddiasına dayanan bir eleştiridir. Moore, Mill’in bahse konu olan kanıtlamasında iyi kavramını “arzulanır olan şey” şeklinde tanımlamak suretiyle bu hatayı işlediğini ileri sürer. İşte bu eleştiri ve bu eleştiriye yorumcular tarafından verilen cevaplar makalenin konusunu oluşturmaktadır. Makalede ileri sürülen temel iddia ise Moore’un bu eleştirisinde haklı olmadığıdır.

Özet: Jeremy Bentham ve John Stuart Mill, klasik faydacı geleneğin en önemli filozoflarıdır. Bu iki önemli düşünür arasında birçok konuda fikir birliği olmasına karşın aynı fikri paylaşmadıkları bazı noktalar da vardır. Fayda ilkesinin kanıtlanması, bu iki düşünürün fikir ayrılığı yaşadıkları en önemli noktalardan biridir. Bu ilke ile her ne tür olursa olsun bütün eylemleri, eylemden etkilenecek bireylerin mutluluklarını artırma ya da azaltma eğilimine bakarak değerlendiren ilke kastedilir. Bentham, fayda ilkesinin nihai etik bir ilke olduğunu iddia eder ve bu nedenle de herhangi bir doğrudan kanıtlamanın fayda ilkesi için mümkün olmadığını savunur. Bu konudaki gerekçesi ise kanıt zincirinin bir noktadan başlaması gerektiğidir. Fakat Mill, fayda ilkesinin kanıtlanması konusunda Bentham gibi düşünmez. Bentham’ın aksine o, fayda ilkesi için hala bir kanıtlamanın mümkün olduğunu düşünür. Çünkü ona göre mesele hala aklın yetileri içerisinde tartışılması gereken bir problemdir. Söz konusu bu kanıtlamayı Utilitarianism adlı eserinin dördüncü bölümünde ortaya koyar. Bu kanıtlamada üç önerme ileri sürer:

(i) Mutluluk arzulanırdır.

(ii) Genel mutluluk arzulanırdır.

(iii) Arzulanır olan tek şey mutluluktur.

Yorumculara göre tek bir paragrafa sığdırılan bu kanıtlamada ileri sürülen bu üç önermenin her biri çeşitli yönlerden problemlidir. Fakat biz makalemizde sadece birinci önermenin içerdiği probleme odaklanacağız. George Edward Moore, bu ilk önermenin problemli olduğunu düşünen önde gelen filozoflardan biridir. Moore, ünlü kitabı Principia Ethica’da Mill’i doğalcı yanılgı adını verdiği bir hata yapmakla suçlar. Bu suçlama iyinin tanımlanamaz olduğu iddiasına dayanan bir suçlamadır. Moore’a göre, Mill iyi kavramını arzulanan şey olarak tanımlamış, ardından da hazzın arzulanan tek şey olduğunu söylemek suretiyle iyinin haz olduğu sonucuna ulaşmıştır. Fakat Moore’a göre kavramlar basit ve bileşik kavramlar olarak ikiye ayrılır ve sadece bileşik kavramlar tanımlanabilir. İyi birleşik bir kavram değil, basit bir kavramdır, dolayısıyla da tanımlanamazdır. Buna ek olarak Moore, Mill’in kanıtlamasında “olgu-değer” problemi ile yüz yüze olduğunu düşünür. Olgu-değer problemine göre olgu ifade eden önermelerden değer ifade eden normatif önermeler çıkarsanamaz. Moore’a göre Mill, kanıtlamasında iyi kavramının arzulanması gereken anlamına gelecek şekilde tanımlamak suretiyle olgudan değere geçiş yapmıştır.

Birçok yorumcu gibi biz de Moore’un doğalcı yanılgı suçlamasında haklı olmadığını düşünüyoruz. Bu düşüncemiz için bazı gerekçelerimiz de vardır. Fakat bu gerekçeleri ortaya koymadan önce ifade edilmesi gereken önemli bir husus vardır. Buna göre Moore, Mill’in kanıtlamasında olgudan değere meşru olmayan bir geçiş yaptığını söylerken haklıdır. Gerçekten de Mill, hazzın iyi olduğunu söyleyerek bu hatayı yapmıştır. Çünkü haz olgusal bir kavramken, iyi normatif bir kavramdır. Dolayısıyla eğer hazzı iyi kavramı ile betimlersek, bu durumda açık bir biçimde olgu-değer problemi olarak isimlendirilen hatayı yapmışız demektir.

Moore’un doğalcı yanılgı eleştirisinde niçin haklı olmadığına ilişkin ilk gerekçemiz, William K. Frankena’nın da ifade ettiği gibi Mill’in kanıtlamasının güçlü bir kanıtlama olmamasıdır. Bu nedenle bize göre bu kanıtlamanın sıkı mantıksal testleri geçmesini beklemek yanlıştır. Zira bu argümanlar “örtük kıyaslardır” ve bu nedenle de örtük önermeler içerirler. Bu argümanda yer alan örtük önermelerin açık hale getirilmesi durumunda, argüman mantıksal hata içermez, dolayısıyla da kanıtlamanın geçerli olduğu böylece ortaya çıkar. Bu argümanda örtük önerme, “bütün insanlar tarafından arzulanan şey iyidir.” önermesidir. Eksik olan bu örtük önerme de kanıta dâhil olduğunda çıkarım form açısından geçerli olur ve şu hale gelir:

(i)   Haz bütün insanlar tarafından arzulanır.

(ii)  Bütün insanlar tarafından arzulanan şey iyidir.

(iii) Dolayısıyla haz iyidir.

İkinci olarak söz konusu kanıtlamada Mill’in amacı iyi kavramını tanımlamak da değildir. Çünkü eğer onun amacı iyi kavramını tanımlamak olsaydı, daha dikkatli olurdu. Bir başka ifadeyle, tıpkı Roger Crisp’in de belirttiği gibi, geçerli bir tanımlama hiçbir surette yeni sorulara kapı aralamamalıdır. Mesela, eğer üçgeni “düzlemde birbirine doğrusal olmayan üç noktayı birleştiren üç doğru parçasının bileşimidir.” şeklinde tanımlarsak, bu tanımlama geçerli bir tanımlamadı, çünkü üçgenin gerçekten üç kenardan oluşup oluşmadığına dair bir tartışma anlamsız olacaktır. Çünkü burada yapılan tanımlamanın cevapsız bıraktığı bir husus yoktur. Fakat iyinin arzulanan olduğunu ifade eden tanımlama sıkı bir kanıtlama için geçerli olan şartları haiz değildir. Çünkü bu tanımlamanın ardından hala sorulabilecek başka sorular da mevcuttur. Son gerekçemiz ise Necip Fikri Alican’ın temas ettiği gibi Moore’un Mill’in argümanını, özellikle de görülür, duyulur, arzulanır kavramları arasındaki analojiyi yanlış yorumlamasıdır. Mill burada arzulanır kavramını arzulanması gereken anlamında değil, arzulanma kapasitesine sahip anlamında kullanmıştır. Fakat Moore, Mill’in bu kavramı ilk anlamda kullandığını ileri sürmüştür. Bu nedenle de iyi kavramını arzulanan anlamında tanımladığını düşünmüştür. Ancak burada altı çizilmesi gereken önemli bir husus vardır. Bu da Mill’in fayda ilkesi için ortaya koyduğu bu kanıtlamanın problemli olduğu ve bu problemlerin yanlış anlamalara kapı araladığıdır. Dolayısıyla Moore’un Mill’in kanıtlamasını yanlış yorumlamasında argümanın bu problemli hali de önemli bir role sahiptir.

Sonuç olarak bizim fikrimize göre, Moore, Mill’in kanıtlamasını doğru biçimde anlayamamış ve Mill’i kanıtlamasında doğalcı yanılgı hatasına düşmekle suçlamıştır. Fakat bu suçlama bize göre geçerli değildir.

Kaynakça

  • Alican, Necip Fikri. Mill’s Principle of Utility: A Defense of John Stuart Mill’s Proof. Amsterdam: Rodopi, 1994.
  • Bentham, Jeremy. “An Introduction to Principles of Morals and Legislation”. The Works of Jeremy Bentham içinde, editör John Bowring, 1: 1-163. New York: Russel&Russel Inc., 1962.
  • Crisp, Roger. Mill on Utilitarianism. New York: Routledge, 1997.
  • Elmalı, Osman. George Edward Moore’da Etik. İstanbul: Arı Sanat Yayınları, 2007.
  • Frankena, William Klaas. “The Naturalistic Fallacy”. Mind 48, sy. 192 (1939): 464-77.
  • Hall, Everett W. “The ‘Proof’ of Utility in Bentham and Mill”. Ethics 60, sy. 1 (Ekim 1949): 1–18.
  • Kılıç, Recep. “G.E. Moore’un Ahlak Felsefesi”. Felsefe Dünyası Dergisi 1 (Temmuz 1991): 49–52.
  • Mill, John Stuart. “Utilitarianism”. The Collected Works of John Stuart Mill içinde, editör J.M. Robson, 10: 205-259. Canada: University of Toronto Press, 1969.
  • Moore, George Edward. Principia Ethica. New York: Dover Publications, 1958.
  • Mulgan, Tim. Understanding Utilitarianism. U.K.: Acuman Publishing, 2007.
  • Nutku, Uluğ. “G.E. Moore’un Naturalistçe Yanıltmaca Yanıltmacası”. Felsefe Arkivi Dergisi 25 (1985): 87–93.
  • Stephen, Leslie. The English Utilitarians- Bentham. New York: Peter-Smith, 1950.
  • Şeduh, Songül. “G.E. Moore’un Etik Görüşü Üzerine Bir İnceleme”. Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi, 2002.
  • West, Henry. An Introduction to Mill’s Utilitarian Ethics. Cambridge: Cambridge University Press, 2004.

Is The Good Indefinable? J. S. Mill’s Proof and The Criticism of The Naturalistic Fallacy of G.E. Moore

Yıl 2017, Cilt 21, Sayı 2, 1139 - 1160, 15.12.2017
https://doi.org/10.18505/cuid.347177

Öz

Abstract: John Stuart Mill, one of the most prominent thinkers of Utilitarianism, has provided a proof in his book Utilitarianism for the principle of utility underlying his ethical theory. According to many thinkers, George Edward Moore is one of them, this proof is problematic in many aspects. Moore argues that Mill has made a mistake called the naturalistic fallacy in his proof. The Naturalistic fallacy is based on the claim that the good is indefinable. Moore argues that Mill has defined the good as desirable so he has made a naturalistic fallacy in his proof. This criticism and the responses given by the thinkers constitute the subject of this article. The main argument put forward in the article is that Moore is not right in his criticism.

Summary: Jeremy Bentham and John Stuart Mill are the most important philosophers in the classical utilitarian tradition. There is usually a consensus between these two important thinkers on many issues related to the principle of utility. However there are also some points which they do not agree with each other. The proof of the principle of utility can be considered as one of them. What is meant by the principle of utility is the principle which approves or disapproves of every action whatsoever, according to the tendency which it appears to have to augment or diminish the happiness of the party whose interest is in question. On the principle of utility, Bentham argues that this principle is the ultimate ethical principle and it is not susceptible of any direct proof, since a chain of proofs must begin somewhere. Yet Mill is not agree with him on this point. In contrast to Bentham, he claims that this principle can be proved and he has provided a proof in the fourth chapter of Utilitarianism, his one of the most famous books. With this proof, Mill submits three propositions:

(i) Happiness is desirable.

(ii) The general happiness is desirable.

(iii) The only thing desirable is happiness.

Having stated that these three propositions are considered problematic in many aspects by some commentators, what we shall discuss in this paper will be the first proposition. George Edward Moore is one of the most eminent philosophers who think that this proposition is problematic. He accuses Mill of making a mistake about the goodness called as a naturalistic fallacy in his famous book, Principia Ethica. The naturalistic fallacy is based on the claim that the good is indefinable. For Moore, Mill has identified the concept of the good as desired and then has argued that the pleasure is desired and finally has reached the conclusion that the good is pleasure in his proof. However according to Moore, notions are divided into simple and complex and only the complex ones can be definable. The good is not a complex notion, it is a simple notion and so it cannot be definable. In addition to this, Moore thinks that there is “is-ought problem” which implies that it cannot be derived an “ought” from “is”, in Mill’s proof.  Hence, Mill claims that the good is desired on the basis of desirable.

In accordance with many other thinkers we also think that Moore is not right about his accusation. There are several reasons for our claim. But before discussing those reasons, we have to make clear that Moore is right about his is-ought problem. Indeed, Mill has made the mistake by saying that the pleasure is good. For the pleasure is a factual concept (about what is) and the good is a normative one (about what ought to be). So if we describe the pleasure with the good, it means that we simply derive ought from is, namely we make the mistake called “is-ought problem”.

Our first reason why Moore is not right about his accusation of Mill is that Mill’s proof is not a strict one as William K. Frankena has claimed. So his proof cannot pass the test of the strict logical rules. For these arguments contains suppressed propositions. In this argument the suppressed proposition is “what is sought by all men is good.” If this suppressed proposition is added to the argument, the argument is valid and it does not contains any logical error:

(i) Pleasure is sought by all men.

(ii) What is sought by all men is good.

(iii) Therefore, pleasure is good.

 Secondly, Mill’s aim is not to define the good, if he aimed to do so then he would be more careful, since an acceptable definition should not lead to any open question. Namely as Roger Crisp has stated, once the definition is made, there should be no need to ask any further questions about it. For example, when we define the triangle as a plane figure bounded by three straight sides our definition has succeeded because there is not any open question whether triangles are plane figures bounded by three straight sides or not. But the definition of the good as the desired does not provide the necessary conditions for a strict definition. For there is an open question whether what is desired is good or not. And the last reason is that, as Necip Fikri Alican has stated, Moore has commented on Mill’s proof in a wrong way, especially the analogy between the concepts of visible, audible and desirable. In this analogy Mill does not argue that desirable means what is ought to be desired but it means what is able to be desired. But Moore accepts that Mill has used desirable in the first sense. Therefore he thinks that Mill has defined the good as the desired. There is something that needs to be expressed here. Mill’s proof is problematic and this leads to misunderstandings. Hence this problematic aspect of the argument also has an important role in Moore's misinterpretation of Mill's proof. 

In conclusion, according to our opinion, due to the fact that Moore was not able to understand Mill’s proof properly he has accused Mill of making naturalistic fallacy in his proof, yet his accusation is not valid.

Kaynakça

  • Alican, Necip Fikri. Mill’s Principle of Utility: A Defense of John Stuart Mill’s Proof. Amsterdam: Rodopi, 1994.
  • Bentham, Jeremy. “An Introduction to Principles of Morals and Legislation”. The Works of Jeremy Bentham içinde, editör John Bowring, 1: 1-163. New York: Russel&Russel Inc., 1962.
  • Crisp, Roger. Mill on Utilitarianism. New York: Routledge, 1997.
  • Elmalı, Osman. George Edward Moore’da Etik. İstanbul: Arı Sanat Yayınları, 2007.
  • Frankena, William Klaas. “The Naturalistic Fallacy”. Mind 48, sy. 192 (1939): 464-77.
  • Hall, Everett W. “The ‘Proof’ of Utility in Bentham and Mill”. Ethics 60, sy. 1 (Ekim 1949): 1–18.
  • Kılıç, Recep. “G.E. Moore’un Ahlak Felsefesi”. Felsefe Dünyası Dergisi 1 (Temmuz 1991): 49–52.
  • Mill, John Stuart. “Utilitarianism”. The Collected Works of John Stuart Mill içinde, editör J.M. Robson, 10: 205-259. Canada: University of Toronto Press, 1969.
  • Moore, George Edward. Principia Ethica. New York: Dover Publications, 1958.
  • Mulgan, Tim. Understanding Utilitarianism. U.K.: Acuman Publishing, 2007.
  • Nutku, Uluğ. “G.E. Moore’un Naturalistçe Yanıltmaca Yanıltmacası”. Felsefe Arkivi Dergisi 25 (1985): 87–93.
  • Stephen, Leslie. The English Utilitarians- Bentham. New York: Peter-Smith, 1950.
  • Şeduh, Songül. “G.E. Moore’un Etik Görüşü Üzerine Bir İnceleme”. Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi, 2002.
  • West, Henry. An Introduction to Mill’s Utilitarian Ethics. Cambridge: Cambridge University Press, 2004.

Ayrıntılar

Konular Din Bilimi
Yayınlanma Tarihi December
Bölüm Araştırma Makaleleri
Yazarlar

Metin AYDIN (Sorumlu Yazar)
SAKARYA UNIV
0000-0002-4918-7270
Türkiye

Yayımlanma Tarihi 15 Aralık 2017
Kabul Tarihi 19 Kasım 2017
Yayınlandığı Sayı Yıl 2017, Cilt 21, Sayı 2

Kaynak Göster

ISNAD Aydın, Metin . "İyi Kavramının Tanımı Yapılabilir mi? J. S. Mill’in Kanıtlaması ve G. E. Moore’un Doğalcı Yanılgı Eleştirisi". Cumhuriyet İlahiyat Dergisi 21 / 2 (Aralık 2017): 1139-1160 . https://doi.org/10.18505/cuid.347177

Cumhuriyet İlahiyat Dergisi Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.